SON DAKİKA

TARKAN

Bu biyografi 23 Mayıs 2017 - 21:09 'de eklendi ve 300 views kez görüntülendi.

17 Ekim 1972 tarihinde Almanya’nın Frankfurt yakınlarındaki Alzey kasabasında doğdu. 6 çocuklu ailenin beşinci çocuğu. Almanya’da bir süre yaşadıktan sonra ailesiyle Türkiye’ye döndü. Karamürsel Lisesi’nde bitirdi. Müzik eğitimini, Karamürsel Musiki Cemiyeti ve ardından da Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde aldı. Basın tarafından Megastar olarak nitelendirildi.

ALBÜMLERİ:
•1992: Yine Sensiz
•1994: Aacayipsin
•1997: Ölürüm Sana
•1998: Tarkan
•2001: Karma
•2006: Come Closer
•2008: Metamorfoz
•2009: Gelenek

HAKKINDA YAZILANLAR

MHP’li Mehmet Gül bir gol daha yedi
Sabah 20 Nisan 2001

Tarkan’a eşcinsel dediği için parti yönetimine şikayet edilen Gül, baltayı taşa vurmuş: Tarkan ülkücü aydın Dr. Fethi Tevetoğlu’nun kardeşinin torunu çıktı. MHP İstanbul milletvekili Mehmet Gül’ün, “Eşcinsel olmasaydı da başka türlü olsaydı, daha çok severdim” dediği ünlü şarkıcı Tarkan (Tevetoğlu), “ırkçı ve turancı” olduğu iddiasıyla 1944 yılında Alparslan Türkeş ve Nihal Atsız’la birlikte yargılanan eylemci ve radikal ülkücü Doktor Üsteğmen Fethi Tevetoğlu’nun akrabası çıktı. Tarkan, Fethi Bey’in erkek kardeşinin torunu.

SAZAK’A ŞİKAYET
İlk golü Tarkan’ın eşcinsel olduğunu iddia ederek Gül atmıştı. Bu sözlere öfkelenen Tarkan, “Mehmet Gül ismindeki vekili nefretle kınıyorum. Onunla yargı önünde hesaplaşacağım” demişti. Bu arada MHP’nin Eskişehir Merkez İlçe Başkanı Muhammet Tevetoğlu’nun Tarkan’ın amcasının oğlu olduğu ortaya çıkmıştı. M. Tevetoğlu, “Tarkan bunu haketmedi” demiş ve soluğu Ankara’da alarak, Gül’ü, MHP Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Sazak’a şikayet etmişti.

Böylece durum 1-1 olmuştu. Derken bir bomba daha gündeme düştü: Tarkan, eski tüfek ülkücülerden Fethi Tevetoğlu’nun yakın akrabasıydı.

Fethi Tevetoğlu 1944 yılında ‘ırkçı ve turancı’ olduğu iddiasıyla yargılanan ve 11 ay da hapis yatmış bir ülkücüydü. Alparslan Türkeş’in kızı Prof.Dr. Umay Türkeş, Tevetoğlu’nu yakından tanıyan isimlerin başında geliyor. “Fethi Bey, Türk milliyetçi hareketinin çok önemli bir simasıydı” diyen Prof.Türkeş, Fethi Tevetoğlu hakkında şunları söyledi:

BİLİM ADAMI
“Çok kibar biriydi. Türkçe’yi kusursuz kullanırdı. Cumhuriyet aydınıydı. 1944’te hapse girene kadar ‘Kopuz’ adında bir dergi çıkartmıştı. Hekimdi. Hatta tıbbi tedavi yöntemleriyle ilgili buluşları da bulunuyordu. 1960’larda Adalet Partisi’nden hem Samsun milletvekili, hem de Samsun Senatörü seçilmişti. ‘Türkiye’de Sosyalist ve Komunist Akımlar’ ve ‘Atatürk’le Samsun’a Çıkanlar’ adında önemli kitapları vardı.”

TORUNU DEĞİL
Tarkan’la Fethi Tevetoğlu arasındaki akraba bağına da açıklık getirdi: “Fethi Bey’in Samsun’daki akrabalarıyla da konuştum. Tarkan, Fethi Tevetoğlu’nun torunu değil; Fethi Beyin kardeşinin torunu.”

Sonuç olarak sık sık töreden ve büyüklere saygıdan söz açan Mehmet Gül bu kez de tarihten bir gol yiyor ve 2-1 yenik duruma düşüyordu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

CENNET KAPILARININ ANAHTARI: YETİMLER

Peygamberimiz (s.a.s)’in amcası Ebû Tâlib’in oğlu Cafer (r.a), Mûte Şavası’nda düşmanla kahramanca çarpışarak şehit düşmüştü. Bu kutlu sahabi, ardında üç yetim bırakmıştı. Allah Resûlü (s.a.s), “kardeşim” dediği Cafer’in derin bir hüzün çökmüş evine geldi. Kendisi de bir yetim olan Kutlu Nebi, ailenin yürek burkan haline dayanamadı. Bir anneyi, bir babayı, bir eşi, bir dostu kaybetmek, artık onun hatıralarıyla yaşamak kolay mıydı? Ancak, hayat bir imtihandı ve imtihan geride kalanlar için hala devam ediyordu. Resulullah (s.a.s), “Bugünden sonra kardeşime ağlamak yok.” diye söze başladı ve “Getirin bana kardeşimin çocuklarını.” dedi. Cafer’in yetimleri, tıpkı annelerini kaybetmiş kuş yavruları gibi Efendimizin karşısına dizildile…

EY RAMAZAN…

  Ey, sevap panayırlarının kurulduğu ay! Beni de bundan nasipdar eder misin? Ey,iyiliklerin binlere katlandığı ay! Güzelliklerinden haberdar eder misin? Ey, bereketin sağanak sağanak yağdığı ay! Yağmurunda beni de ıslatır mısın? Ey, şeytanın zincire vurulduğu ay! Beni de himayene alır mısın? Ey, her şeyin emniyette olduğu ay! Belaları benden de uzak tutarmısın? Ey,tokların açların halinden anladığı ay! Darlığımda yardımıma yetişir misin? Ey, fakir ve garibin en çok hatırlandığı ay! Düşkünlüğümdesesime kulak verir misin? Ey, dostlar için sofraların kurulduğu ay! Beni güzel insanlara komşu eder misin? Ey, sabredenlerin selamete eriştiği ay! İftara yetişmeme yardımcı olur musun? Ey, Mushaflar…

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

1881 yılında Selanik’te doğdu. İlk öğrenimini ve askeri öğrenci olarak orta öğreniminin bir kısmını Selanik’te yaptı. Manastır Askeri Lisesi’ni bitirdi. 1902 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1905 yılında Harp Akademisi’nden mezun oldu. Orduda çeşitli vazifeler aldı. 1913 yılında Sofya’da Ataşe Militer olarak bulundu. Birinci Dünya Harbi sırasında, Çanakkale Muharebelerinde Tümen Komutanı olarak görev yapıı. 1916 yılından itibaren, Doğu ve Güney cephelerinde Kolordu ve Ordu Komutanlığı yaptı. Bitlis ve Muş’u düşman işgalinden kurtaran kuvvetlerin başındaydı. Filistin ve Suriye cephelerinde görev aldı. Mondros Mütarekesi’nden sonra Sevr Anlaşması hükümlerine dayanılarak ülkenin yabancılar tarafından işgali üzerine, son Osmanlı padişahı S…

NEJAT UYGUR

Öğretmen bir annenin ve subay bir babanın üç çocuğundan ortancası olan Uygur, Kilisli sanatçı İsmail Dümbüllü tarafından keşfedilmiş ve meşhur edilmiştir. Eğitimini Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde tamamlamıştır. İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe’de okumuş ve bu dönemde tiyatroya müsamerelerle başlamıştır. Sarıyer, Çanakkale ve Manisa’da ortaokulu tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi’nin Heykel bölümüne girmiş; fakat mezun olamamıştır. 1943 yılında Sarıyer Halkevi’nde başladığı boksla beraber spora karşı ilgisi artmıştır. Atletizm ve su topu dışında iyi de bir at binicisidir.[1] 1950 yılında Necla Uygur ile hayatını birleştirmiştir. Tiyatroya profesyonel anlamda 1949’da “Nejat Uygur Tiyatrosu” ile adım atmıştır. Nejat Uy…

NEŞET ERTAŞ

Neşet Ertaş, (d. 1938[1], Çiçekdağı, Kırşehir, Türkiye – ö. 25 Eylül 2012, İzmir, Türkiye), Türk halk ozanı ve halk müziği şarkıcısı. Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi. Yaşar Kemal, Ertaş’ı “Bozkırın Tezenesi” olarak adlandırmıştır. Babası bağlama ustası Muharrem Ertaş, annesi Döne Ertaş’tır. 8 yaşına kadar doğduğu köy olan Kırtıllar Köyü’nde yaşamış, sonrasında ailesi ile birlikte İbikli Köyü’ne yerleşmişlerdir. 12 yaşındayken annesi Döne’yi kaybetmiştir. Babası Muharrem Ertaş, Yozgat’ın Kırıksoku Köyünden Arzu isminde bir kadınla evlenince bir süre bu köyde yaşadıktan sonra Yozgat’ın Yerköy ilçesine yerleşmişlerdir. Ertaş, ilkokula gittiği yıllarda önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. B…

KEMAL KILIÇDAROĞLU

1948 yılında Tunceli’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Anadolu’nun çeşitli il ve ilçelerinde tamamladı. 1971 yılında Ankara iktisadi ve Ticari ilimler Akademisinden mezun oldu. Yayın ve Çalışmalar Aynı yıl hesap uzman yardımcılığı sınavını kazanarak Maliye Bakanlığı’na girdi. Hesap uzmanı olduktan sonra, bir yıl süre ile Fransa’ da kaldı. 1983 yılına kadar hesap uzmanlığı görevini sürdüren Kılıçdaroğlu, 1983 yılında Gelirler Genel Müdürlüğü’ne daire başkanı olarak atandı. Daha sonra aynı Genel Müdürlükte, genel müdür yardımcısı olarak görev yaptı. 1991 yılında, Bağ-Kur, 1992 yılında da SSK Genel Müdürlüğü’ne atandı. Kısa bir süre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında müsteşar yardımcılığı da yapan Kılıçda…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ